BİR AŞK HİKAYESİ / KAHVE MOLASI 

Raise-Turkey Holding’in 217.nci katındaki, mavi cam bölmelerle ayrılmış, lüks odalarda, ekranların ortasına, bomba gibi bir mesaj düştü. Havai fişek ışıkları arasında gelen mesajı okuyan elamanlar dona kaldı.

İlk şaşkınlığı geçen Barby-Kemal, isyankar ses tonu ile ortalığa konuştu:
-“İnanmıyorum yaa!”
Rose-Gül sinirli sinirli Barby-Kemal’in isyanına katıldı:
-“Hadi yaa!”
-“Demek başarılı üç elemana jaguar-helikopter hediyesi ha!”
-“Hem de yılbaşı balosunda!.. Geçen yıl gördük senenin en başarılı elemanlarının nasıl seçildiğini.”
-“Ayak oyunlarında en becerikliler!”

Tam bu sırada Adam-Adem içeri girip, sırtındaki ağır çantayı ve ceketini, hardal rengindeki yumuşak halının üzerine bıraktı.
-“Başarılı günler sevgili arkadaşlar. Müthiş yoruldum,” diyerek, yayılırcasına koltuğuna oturdu.

Barby-Kemal ile Rose-Gül göz göze geldiler. İlk konuşan Barby-Kemal oldu.

-“Haberi henüz duymamış gibisin.”
Adam-Adem nefes nefese,
-“Gurum adına, hayırdır!?”
Rose-Gül sakin görünmeye çalışarak;
-“Yılbaşı balosu New-Hilton Oteli’nde olacakmış. Vee yılın en başarılı elemanına son model jaguar-helikopter hediye edilecekmiş.”
Barby-Kemal de Rose-Gül gibi ses tonunu kısarak,
-“Ne hoş değil mi? Geçen yıl iki tane yazlık ev verilmişti, bu yıl jaguar-helikopter. Acaba bu şanslı arkadaşımız kim olacak dersin?

Adam-Adem koltuğunda doğrulmaya çalışarak;
-“Sizi anlamıyorum. Her yıl yinelenen olaylar değil mi bunlar? Evet son üç yıldır biraz abartıldı. Ama ne fark eder ki? Sonuçta bütün ödüller ve ikramiyeler vergiden düşüyor. Çünkü Global Dünya Büyük Patronlar Hükümet Meclisi bunu teşvik ediyor.

Rose-Gül sakinleştirmeye çalıştığı ses tonu ile;
-“Sence 2067 yılının en başarılı elemanı kim olacak dersin?”
Adam-Adem birkaç saniye düşündü ve sonra başını kaldırarak, muzipçe gülümsedi;
-“Ben olmadığım kesin. Benim dışımdakiler de beni fazla ilgilendirmiyor.”
Barby-Kemal;
-“Bence senin sevineceğin bir isim olacak çünkü seninkinin kazanma ihtimali yüksek.”
Adam-Adem şaşkın bir ifade ile,
-“Kim? Lily-Leman mı?”
Rose-Gül;
-“Tabiiki hayır. Biz Sally-Selma’yı kast etmiştik.”
-“Ama bu saçmalık. Biz Sally-Selma ile ayrılalı neredeyse bir yıl olacak. Hem sadece iki ay çıkmıştık. Aslında çıkmamış sürekli kavga etmiştik. Şimdi neden Sally-Selma hala benimki oluyor? Holding onu yılın en başarılı elamanı seçerek bir servete boğacakmış. Kutlu olsun. Beni ilgilendirmiyor. İlgilenmek istemiyorum anlıyor musunuz?”
Rose-Gül birden ciddileşerek, daha samimi bir ses tonu ile;
-“Aslında haklısın Adam-Adem. Ama daha bu sabah jimnastik molasında Sally-Selma ne dedi biliyor musun? Aynen şöyle söyledi; ‘2068 yılındaki tek hedefim anne olmak. Biraz demode bir duygu ama evlenip çocuk doğurmak istiyorum. Hatta bebeğimin gözleri Adam-Adem’e, boyu babama, saçları anne anneme, zekası anneme ve karakteri de bana benzesin istiyorum. Doktorumla konuştum, bütün ayarlamaları yapabileceğini söyledi.’ Buna ne diyeceksin?”
Adam-Adem başını iki yana sallayarak,
-“Ne yapabilirim ki? Sally-Selma akıllı ve zeki bir kadın ancak takıntıları var sanıyorum. Son takıntısı da benim galiba. Ona defalarca terapistini değiştirmesini önerdim ama aldırış ettiği yok.”
Barby-Kemal etrafı kollayarak, Adam-Adem’e dönüp fısıldarcasına;
-“Sally-Selma seninle evleneceğinden o kadar emin ki, babasının kendisine nikah hediyesi için Mavi Gökyüzü-Blue Sky Gökdelenlerinden bir daire aldığını, annesi ile anneannesinin şimdiden bütün ultra-mega marketleri dolaşarak mobilya seçmeye başladıklarını da anlatıyor, haberin olsun.”
Rose-Gül yüzünü buruşturarak Barby Kemal’i yanıtladı;
-“Ay ne banel! Annesi ve anneannesi ile aynı zevkleri paylaşıyor.”

Adam-Adem derin bir nefes alarak bilgisayarına dönüp, düğmesine bastı ve saygıyla,
-“Günaydın en değerli yardımcım,” dedi.
Bilgisayar, Adam-Adem’i mekanik sesiyle yanıtladı;
-“Hoş geldiniz eleman.”

Adam-Adem kucağındaki dosyalarla döner koltuğunda bir daire çizerek neşeyle;
-“Size benim de bir sır vermemi ister misiniz?”

Barby-Kemal ve Rose-Gül sohbet etmesini sevdikleri için arada bir kara listeye girenlerdendi.
-“Tabii ki seni dinliyoruz. Bize güvenebilirsin değil mi?”

Adam-Adem kararlı bakışlarını iki sevimli arkadaşının üzerinde dolaştırarak başladı;
-“Ben başka biri ile birlikteyim. Üstelik çok uyumluyuz. Evliliğe karşı olduğumuz için evlenmiyoruz. Ama ilişkimiz tahmin edemeyeceğiniz kadar güzel ve heyecanlı. Altı ay bitti, hiç kavga etmedik.”
Önce Barby-Kemal atıldı,
-” Kim bu kadın veya erkek? Bizim Holdingde mi çalışıyor?”
Rose-Gül heyecanla;
-“Evet evet bizim Holdingde. Sanırım İstihbarat servisinde. Hani şu iki isim kullanmayı, dolayısıyla Amerika Pasaportunu almayı reddeden, anarşist grup üyesi kadın değil mi?”
Adam-Adem’in yüzünde sevgi dolu bir gülümseme yayıldı.
-“Evet sevgili arkadaşlarım. Bir anarşist ile beraberim ve onu çok seviyorum.”

Jimnastik ve içecek molasından sonra üç arkadaş hummalı bir çalışmaya girdi. Akşam üstü şef 4657 Mavi Robot yapılan işleri kontrol edecekti ki, asla hata ve gecikme kabul edilemezdi.

Öğleden sonra çalışmanın en hassas yerinde, yeşil köle robotlardan biri elindeki kırmız gül demeti ile bip bip yaparak servisden içeri girdi. Rose-Gül sevinçle ellerini çırparak;
-“Yasasın galiba Toby-Tayyar hatasını anladı bana gül gönderiyor” dedi.

Yeşil Robot mekanik gülümsemesi ile Adam-Adem’in önünde durup, dizlerinin üzerinde çökerek;
-“Bunları size güzel kadın Sally-Selma gönderdi” dedi.

Kaybedecek zaman yoktu. İş yetişmezse şef Mavi Robot her zamanki gibi çok katı davranabilirdi. Adam-Adem ise yorgun ve stresliydi.
-“Hemen bu gülleri Sally-Selma’ya geri götür ve bir daha da bana çiçek göndermemesini söyle. Evdeki bütün vazolar doldu. Gece uyurken alerji yapıyor, sürekli hapşırıyorum. Çiçeklerin solmadan atılması yasak ve bu son üretilen çiçeklerde bir aydan önce solmuyor. Geçen hafta iki kez çöp cezası aldım. İstemiyorum anlıyor musun? Sally-Selma’yı da, çiçeklerini de istemiyorum.”

Yeşil Köle Robot üzgün bir ses tonu ile,
-“Peki efendi Adam-Adem. Bip, bip…”, diyerek, elindeki gül demeti ile birlikte gerip dönüp, birbirinin aynı adımlarla ilerlemeye başladı.

Barby-Kemal ve Rose-Gül bu işe daha da sevinmişlerdi. Yarın yemek masasında satın alma servisinin elemanlarına anlatıp, gülüşebilirlerdi. Sonuç açıktı. Sally-Selma Jaguar-helikopter’i kazanabilirdi ama Adam-Adem onu istemiyordu. Hem de kim için? Kariyeri pek parlak görünmeyen bir anarşist için. Zaten laf aramızda Adam-Adem’de de gizli bir anarşistlik yok değildi. Yani öyle Holdingin her isteğine sessizce boyun eğip, yalakalık yapan tiplerden değildi ki, bu da şu demekti. Adam-Adem bir iş arkadaşı olarak hiçbir zaman tehdit sayılmazdı çünkü bu mantıkla kariyerinde yükselmesi imkansız kadar zordu. Üstelik Adam-Adem’in eski model alışkanlıkları da vardı. Örneğin ana bilgisayardan beynine, saatte 1500 kitap aktarabilecekken o ayaklarını uzatıp, eski müzikleri dinleyerek kitap okumayı tercih ediyordu. Zorunlu olmadıkça beynine kitap aktarılmasına izin vermiyordu.

Anarşist kızın da şiir yazdığı gelen dedikodular arasındaydı. Günahı söyleyenlerin boynuna. Belki de bunun için iyi anlaşıyorlardı.

Akşam üstü dosyaların hepsi bilgisayara yüklenmişti ki, Şef 4657 Mavi Robot içeri girdi.
-“Selam çocuklar. Nasıl gidiyor?”
Adam-Adem, Rose-Gül ve Barby-Kemal saygıyla şeflerini selamladılar. Odadaki baş bilgisayar;
-“Hoş geldin 4657. Herşey tamam. Bu defa da kılı kılına kurtardılar. Ellerini biraz daha çabuk tutsalar iyi olacak. Bana göre hava hoş.”
Şef 4657 Mavi Robot gülümseyerek baş bilgisayara;
-“Ne yapıyorlar?” dedi.
Barby-Kemal şef görmeden, baş bilgisayara eliyle sus işareti yaptı ama baş bilgisayar aldırmadı.
-“Bütün gün Sally-Selma’yı çekiştiriyorlar.”
Mavi Robot başını sallayarak,
-“Haa, şu ihtiraslı kadın. Yukarısı ondan pek memnun. Büyük ödülü kazanacak gibi.”
Rose-Gül mahçup bir gülümseme ile,
-“Biliyoruz Sayın Şef. İnanın bizi pek ilgilendirmiyor aslında, öylesine sohbet ediyorduk. Kim hak ediyorsa tabii ki ödülü de o alacaktır,” dedi.
Tam o sırada Sally-Selma elindeki gül demeti ile hışımla içeri girip Adam-Adem’in önünde durdu.
-“Sen nasıl benim gönderdiğim gülleri reddedersin ha?. Bunlara kaç para ödedim biliyor musun?”
Adam-Adem ve diğerleri şefi fark etmeden odaya dalan Sally-Selma’nın bağırışlarını sessizce dinlemekle yetindilerl. Adam-Adem, yavaş bir ses tonu ile,
-“Sakin olun, Sally-Selma. Çiçeklere alerjim olduğu için onları iade ettim” diyerek, hafifçe öksürdü.
-“Aptal, ilaç alsaydın,” diye bağırdı Sally-Selma.
Rose-Gül ve Barby-Kemal sevinçten zıplamamak için kendilerini zor tuttular. Sonuçta kendilerine zarar verecek bir durum yoktu ama Sally-Selma hayatının yanlışını yapıyor gibiydi. İzinsiz bir servise girmek ve işi bölmek üstelik 4657 gibi yüksek rütbeli bir şefin önünde bağırmak… Ödülü kaybedebilirdi.
Adam-Adem’in ve odadakilerin ısrarlı suskunluğu karşısında Sally-Selma bir hata yaptığını anladı. Bir anda geriye döndü. Tam tahmin ettiği gibi Şef Mavi Robot odadaydı. Birden Sally-Selma gülümseyerek elindeki çiçekleri Şef 4657 Mavi Robot’un ön torbasına yerleştirdi.
-“İşte budur!” dedi.
Şef Mavi Robot sert bir sesle;
-“Sally-Selma ne yaptığınızın farkında mısınız?”
Sally-Selma olabildiğince yumuşak ve seksi bir ses tonuyla konuşmaya başladı.
-“Tabii ki ne yaptığımı biliyorum ve çok mutluyum. Slave-Mehmet ile iddiaya girmiştik. Ben ona dedimki Mavi Robotların içindeki en duygusal ve insan zekasına en yakın olanı 4657’dir. Bunu da ispatlarım. O odadayken girip, ortalığı sabote ederim. Neden olarak da Adam-Adem’e olan aşkımı gösteririm. O, aşık ve reddedilen bir kadının yapacağı bütün fevri davranışları bir insan gibi anlayışla karşılayacaktır. Ah sayın 4657 siz ne kadar şanslısınız!? Hem insan duygusallığını taşıyorsunuz hem de inanılmaz bir bilgi ve işlem deposuna sahipsiniz. Kimbilir size aşık kaç kadın ve kaç erkek vardır. Bence kurulması planlanan Robot Sendikasının başkanı siz olmalısınız.”

Şef Mavi Robot’un programları bir karışıklık yaşadı. Kendisini öven ve takdir eden birine negatif bir yaptırım uygulayamazdı. Ancak samimi olup olmadığını nasıl anlayacaktı? Sözlerini test etmek zorundaydı bu da kendi değerini test etmesi ile ilgiliydi. ‘Hayır ben söylendiği kadar iyi bir robot değilim’ derse, günün birinde ana merkez bunu kullanarak onu çürüğe bile çıkarabilirdi. En iyisi bunu herkes çekildikten sonra düşünmeliydi. Sendika Başkanı olmayı da hiç düşünmemişti ama… Kendisini toparlayıp, Sally-Selma’ya dönerek;
-“Bahsi kazandığınıza göre burayı terk eder misiniz?” dedi.
Sally-Selma hızla çıktı. 4657 numaralı Mavi Robot yaşamında ilk kez çiçek almıştı ve bu bir demet gülü neye yapacağı konusunda şaşkındı. Barby-Kemal ve Rose-Gül de şaşkındı. Adam-Adem ise kızgındı.

Sally-Selma işten atılmaktan kıl payı kurtulmuştu. Üstelik de Adam-Adem’i hala evliliğe ikna edememişti. Nedense Adam-Adem’de bir salaklık vardı. Sally-Selma gibi sağlıklı, zeki, kariyeri parlak, evi ve dolgun maaşı olan bir kadını reddetmek için mutlaka salak olmak gerekti.

Şehrin en ünlü yaşam koçuna başvuran Sally-Selma, Adam-Adem’i evliliğe razı edebilecek bir plan satın alarak işe koyuldu.

Yılbaşı gecesi, 7 yıldızlı New Hilton Otelinde Raise-Turkey Holding çalışanları çılgınca eğleniyorlardı. Yemekler ve ilk kadehler ücretsizdi. İkinci ve üçüncü kadehler yarı fiyatına, dördüncü kadeh tam fiyatına, beşinci kadeh ise altı kat fiyatına satılıyordu ki, zaten üçüncü kadehten sonra içmeye devam etmek görgüsüzlük sayılıyordu.

Sally-Selma yılbaşı gecesi büyük ödül jaguar-helikopteri alırken yapacağı konuşmayı, esprilerini, mimiklerini ve yürüyüşünü iyice ezberlemiş bekliyordu.

Adam-Adem ve anarşist Meryem, arka masalardan birinde, göz göze sohbet ediyorlardı.

Genel Müdür sahneye çıkarak konuşmaya başladı. 2067 yılı Raise-Turkey için çok karlı ve başarılı bir yıl olmuştu. Elbette bunda çalışanların payı büyüktü. Yönetim bunun farkındaydı ve büyük fedakarlıklarla en başarılı elemanı ödüllendirmeye karar vermişti. Onlar büyük ve güçlü bir aileydiler.

Sally-Selma isminin anons edilmesi ile birlikte, yerinden kalkarak, sarı üzerine lacivert puanlı tafta tuvaletinin eteklerini düzeltip, planda olduğu gibi heyecandan tökezleyerek yürümeye başladı. Genel Müdür’ün elindeki, ışıltılı jaguar-helikopter’in anahtarını alınca, gözleri dolu dolu sevinçten zıpladı. Sıra esprideydi:
-“Bu Jaguar-helikopter şimdi gerçekten benim öyle mi? İnanamıyorum. Rüyada olabilir miyim? Guruma bunun bir rüya olmaması için yalvarıyorum. Şey, bir şey sorabilir miyim? Önümüzdeki yıl aynı performansı gösteremezsem, jaguar-helikopterim benden geri mi alınacak?”
Genel Müdür gülümseyerek,
-“Oo sevgili Sally-Selma, biliyor musun, sevincini kıskanıyorum? İçin rahat olsun jaguar-helikopter hayatın boyunca senin olarak kalacaktır.”
-“Tamam o zaman, şimdi istifa ediyorum!”
Salonda gülüşmeler oldu. Rose-Gül dişlerinin arasından mırıldandı.
-“Gurum aşkına, en büyük dileğim bu sahtekar kadının kovulduğuna tanık olmak.”

Sally-Selma jaguar-helikopter’in anahtarlarını alıp, yutkunarak salondakilere döndü. Titrek bir ses tonu ile yeniden başladı.
-“Bu güne kadar böylesine gurur duyabileceğim bir hediye almadım. Holdingimi ve bütün arkadaşlarımı çok seviyorum. Hatta itiraf etmek istiyorum. 4657 numaralı şef mavi robotun bile hayatımda önemli bir rolü olduğunu fark ettim. Emin olun jaguar-helikopteri kazanmasaydım da emekli oluncaya kadar, ya da kovuluncaya kadar diyelim, işimi bırakamazdım. Varlığımın tek amacı Raise-Turkey Holding’e hizmet etmektir.”

Sadece salondakiler değil, eğlenceyi bilgisayar ekranlarından izleyen robotların arasındaki Şef 4657 de şaşkındı. Parmaklarını ön cebine sokup, kuruyan gül yapraklarını tuttu. Sorunlar karşısında başarısız olmak bir robot için erime kazanına gitmek, yani yok olmak demekti.

Sally-Selma bir an durdu, yaşam koçuyla kararlaştırdıkları gibi, saçlarını arkaya atıp, ağlamaklı ama kararlı bir ses tonu ile yeniden başladı.
-“Ancak benim hayatımda önemli bir insan var. Bu benim zayıf bir yanım. Ona aşığım. Bunu burada açık açık siz dostlarımla paylaşıyorum. Adam-Adem’i çok seviyorum ve bu aldığım değerli ödülü kendisine hediye etmek istiyorum. Nasıl olsa beraber kullanacağız.”

Bu 2068 yılı için olağanüstü bir fedakarlıktı. Genel Müdür bu kez kuralların dışında konuştu;
-“Sall-Selma sarhoş değilsin değil mi? Bu jaguar-helikopter son model ve çok pahalı. Doğrusu Holdingimizde senin gibi bir azizenin çalıştığını bilmiyordum.”

Adam-Adem ve Meryem kıpırtısız olanları izliyorlardı. Adam-Adem Meryem’in ellerini bırakarak ayağa kalktı. Meryem yavaşça;
-“Adam-Adem dikkat et. Hediyeyi almazsan işini kaybedebilirsin.”

Adam-Adem içindeki kızgınlığı bastırmaya çalışarak, ağır adımlarla sahneye doğru yürüdü.

Sally-Selma’nın kendisine doğru uzattığı anahtarlara bakmadan mikrofona uzandı.
-“Sevgili arkadaşlar bir yılı daha bitirdik. Yeni bir yıla giriyoruz. Eskilerin dediği gibi hepinize mutlu seneler. Jaguar-helikopter’e gelince, ben hayatımda hiç jaguar-helikopter kullanmadım. Heyecanlı olmalı. Ancak, babamın bir arkadaşı hayatını bir helikopter kazasında kaybetmiş ve ben yaşamım boyunca helikopter kullanmayacağıma dair söz verdim. Bir Jaguar olsa bile. Bu nedenle bu değerli anahtarları alamayacağım. Ama sevgili arkadaşımız Sally-Selma’nın gösterdiği cömert davranış için kendisine teşekkür ediyorum.”

Sally-Selma planının tutacağından çok emindi. Adam-Adem’i kucaklayarak, beklenmedik bir şekilde öptü.
-“Kullanmak zorunda değilsin. Eskilerin dediği gibi hediye reddedilmez değil mi? Jaguar-helikopter kesinlikle senindir,” dedi.

Adam-Adem öne doğru bir adım atıp, salondaki çalışanlara bir göz attı. Bazıları ile göz göze geldi. Çoğu yaşamlarında bir kez bile jaguar-helikopter’e binme imkanına sahip değildi.
-“Arkadaşlar o zaman hep birlikte Sally-Selma’ya teşekkür edelim,” diye bağırdı.
Barby-Kemal çok heyecanlanmıştı, Rose-Gül’e dönerek,
-“Söyler misin, bunlar ne yapmaya çalışıyor?”
-“Kestiremiyorum. Sonunda Adam-Adem pes etti galiba. Evlenecekler sanıyorum.”
Adam-Adem sesini yükselterek,
-“Arkadaşlar bu jaguar-helikopter hepimizin. Yani bütün Holding çalışanlarının. İsteyen sırayla onu kullanma hakkına sahip olacaktır.”

Salonda büyük bir alkış ve uğultu koptu. Bazıları göz yaşları içinde birbirlerine sarılıyorlardı. Sally-Selma kızgınlıktan kontrolünü kaybetmiş, tepiniyordu. Adam-Adem saygı ile şaşkın genel müdürü selamlayıp, merdivenleri inerek Meryem’e doğru yürüdü. Birbirlerine sarıldılar.

Dürsaliye Şahan

 

Kaynak: http://www.kahvemolasi.com/sayilar/20061218.asp#dursaliyesahan

 

Reklamlar